Ülkemizde Astroloji

ÜLKEMİZDE ASTROLOJİ

Astroloji kendi başına bir bilimdir ve aydınlatıcı bir bilgi yığını ihtiva eder.
Bana bir sürü şey öğretti, astrolojiye çok şey borçluyum.
Jeofizik bulgu, yıldızların ve gezegenlerin yeryüzüyle bağlantılı gücünü gözler önüne seriyor.
O halde astroloji de bir ölçüde bu gücü sağlamlaştırıyor demektir.
Bu nedenle astroloji insanlığa hayat veren bir iksir gibidir.”
(Albert Einstein)

Astrolojiye ve astroloji ilmine ilk çağlardan beri ülkelerin ve farklı kültürlerin oldukça fazla değer verdiğinin önemini vurgulamıştık. Ülkemize geldiğimizde ne yazık ki astrolojiye değer vermek bir tarafa hala bilimsel olup olmadığının bile tartışıldığını görüyoruz. Türkiye’de bazı çevreler bilimsel anlamda astroloji yi bilim dallarının yapı taşları arasına almakta zorlanırken, dünyaya baktığımızda özellikle batılı çevrelerde astrolojiye verilen değerin oldukça fazla olduğunu görüyoruz. Ülkemizde hala astrolojinin ne olduğu konusu tartışılırken, dünyada ise bir çok üniversite de Astrolojinin bir bilim dalı olduğu kabul edilmiş olmasının yanı sıra bazı üniversitelerde lisanslı uzun yıllar süren bir eğitim programı olarak verildiğini görüyoruz.
Astroloji sadece 12 adet burcu, 9 gezegeni yada 4 mevsimi bilmekle, güneş ve ay ile ilgili birkaç yazı okumakla anlaşılan bir bilim değildir. Astrolojinin ilk çağlardan beri insanların, toplumların hatta ülkelerin ve dünyanın tarihinde oynadığı role bakılacak olursa ve her çağda daha farklı bir makyajla karşımıza çıktığı göz önüne alınırsa, sadece birkaç yıl astroloji okumakla öğrenilecek bir ilim olmadığı yeterince farkına varılır bir gerçektir.

Ülkemizde Astroloji Hakkında Detaylı Bilgiler

Batı ülkelerinde Modern Astroloji 1900’lü yılların başından itibaren büyük ilerlemeler kaydederek, 1800’lü yılların ortalarında kaybettiği popülaritesini yeniden kazanmıştır. Astroloji pek çok üniversite de okutulmaktadır. Bazı üniversitelerde lisanslı uzun yıllar süren bir eğitim programı olarak verilirken, bazılarında 2 yıllık program dahilinde şekillenmekte, bazı prestijli eğitim kurumlarında ise master ve yüksek eğitim programları olarak astrologlara ihtisas kazandırılmaktadır. Astroloji basit falcılık uygulamaları veya bunların bir derlemesi değildir.

Kadim bir ilmi öğrenmeniz için ilk önce ciddi düzeyde matematik, en az amatör düzeyde astronomi bilmeniz, insan duygu-duyu ve psikolojisinin yapısına dair eğitim almanız ve bunların devamında Astroloji’nin evrensel sembollerini ve kendisine ait özel lisanını da öğrenmeniz gerekir. Batı’daki pek çok Astroloji okulunda üstte saydığımız konuların hepsi ile ilgili eğitimler alırsınız. Okulunuzu bitirdiğinizde bir psikolog olmazsınız fakat psikolojik Astroloji uzmanı olarak hayata katılırsınız.

Jungian veya psikolojik Astroloji ile ilgili dünyanın en büyük akademisi Amerika’nın Seattle kentinde bulunan Kepler akademisidir. Kepler akademi yalnızca bir Astroloji üniversitesidir. Astroloji camialarında uzun yıllardan beri eğitim veren, yüzlerce bilimsel yazısı olan ve dünyaca ünlü pek çok bilim adamının da kabul ettiği önemli hocalar, Kepler Akademisi’nde görev yapmaktadır. Kepler Akademisi’nde Astroloji haricinde, sembol sanatı, anagram bilimi ve benzeri farkındalıklı çeşitli uygulamalar öğretilmektedir.

İngiltere’nin Galler Üniversitesi bünyesindeki, kozmoloji ve astroloji alanında eğitim veren Sophia Center, 4 yıllık formal eğitim veren Londra üniversitesine bağlı LSA (London School of Astrology), tam anlamı ile bağımsız olan, dünyadaki pek çok ödüllü astrologun mezun olduğu, uzaktan eğitim veren 2 yıllık eğitim programlarına sahip Faculty of Astrological Studies gibi saymak ile bitmeyecek enstitü ve okul bulunmaktadır. Bu okullarda incelenen konular arasında kozmobiyoloji, yani kozmosun biyolojik varlıklar üzerindeki etkileri, dolunay günleri cinayetlerin ve kazaların neden arttığı ve kişilik yapımız ile gökyüzü bağlantıları gibi konular yer almaktadır.

İngilizce konuşulan ülkelerde bunlar cereyan ederken, iki büyük Alman ekolünden biri olan Rudolf Steiner’ın kurmuş olduğu Gottenheim Antropozofi akademilerinde Astroloji ile ilgili akademik gözlemler ve çalışmalar yapılmaktadır. Bunun haricinde Münih, Berlin ve Köln gibi büyük Alman şehirlerinde, İsviçre’nin Basel ve Avusturya’nın Salzburg ve Viyana gibi kentlerinde de buna benzer akademiler mevcuttur.