Home Genel Cinlerin Özellikleri

Cinlerin Özellikleri

by Zeynel Eroglu
0 comment

Cinlerin özellikleri konusu ve Cinlerin özellikleri hakkında tüm bilgiler…
Cinlerin Özellikleri ;akıl ve nefis sahibi olarak insanlar gibi “Allah’a kul olsunlar” diye yaratılmış olan Cinler, insanlardan elbette farklıdırlar. İşte İblis’in fitneye düştüğü bu farklılık Ayetlerle belirtiliyor:

“(İblis) dedi ki: ‘Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.” [SAD(38)/76]

“Cann’ı(cinleri) de, önceden semum(kavurucu) ateşten yaratmıştık.” [HİCR(15)/27]

“Semme”nin; iğne, burun ve kulak deliği gibi anlamları vardır. “Semum”; zehir, zehir etkisini yapan “sıcak rüzgar”dır.
Tefsirlerde “semum” için şu bilgiler verilir: “Semum” kelimesi, öldürücü sam yeli; gece ve gündüz esen “sıcak yel”;”nüfuz edici” veyahut “zehirleyici” anlamlarına gelir. Cinlerin Özellikleri

“(Allah), Cann’ı(cinleri), maric(dumansız-karışık) ateşten yarattı.” [RAHMAN(55)/15]

“Merece” kökünün anlamı; salıvermek, karıştırmaktır. “Maric”; dumansız ateş. Tefsirlerde “maric”; dumansız ateş için şu bilgiler verilir: Halis ateş ya da dumansız sâfi alev; karışık dumanlı bir ateş; her şeye nüfuz edebilen ve karışan mânâsında ateş; karıştırıcı; çalkalanıp duran ızdıraplı ve çoşkun bir halde bulunan saf bir ateş veya elektrik halinde olduğu gibi her şeye karışabilen bir ateş, veyahut eşyayı birbirine karıştırmak özelliği taşıyan bir ateş.

“Semum”(kavurucu, maddeye nufuz eden) ateş ve “maric”; dumansız ateş tanımlamaları, cinlerin; ışın, ışık veya birelektrik(elektron akımı) gibi hareket edebilen, manyetik etkileri de olan varlıklar olduğu çağrışımını yapmaktadır. Bu durum, cinlere, farklı bir boyut ve ışık hızına yakın bir hız yeteneği kazandırmış gözüküyor. Cinlerin Özellikleri

İblis’in büyüklenmesine sebep olan da böyle bir kökten gelip, “melek boyutu”na yükselmesi değil midir? Yaratılışları farklı olsa da cinler, aynı insanlara benzer şekilde bedenlere; kalp, göz, kulak gibi organlara; nefse ve akla sahiptirler. Nitekim insanlar ve cinler bu melekelere sahip oldukları halde; şayet “Hak”kı; “Gerçeği” görmüyorlarsa; Kur’an şöyle der: Cinlerin özellikleri

“…Onların(cinlerin ve insanların) kalpleri vardır onunla anlamazlar, onların gözleri vardır onunla göremezler, onların kulakları vardır onunla duyamazlar… ” [ARAF(7)/179]

Cinlerin Formları ve Boyut Farkı Cinlerin Özellikleri

Sonsuz Boyutlu Allah’ın, tüm yarattığı varlıklar, elbette sonlu boyutludur. Tüm varlıklar ve melekler arasında birboyut hiyerarşisi vardır. Sonsuz Yüce Rabb’imiz, cinleri, insanları, yarattığı her varlığı, kendi boyutuna mahkum etmiş ve belli yasalara bağlamıştır.

“Muhakkak o ve kabilesi(cinler), sizin onları göremediğiniz bir yerden(boyuttan) sizi görüyor. Muhakkak Biz, şeytanları, iman etmeyenler için dostlar kıldık…” [ARAF(7)/27]

Yaşadığımız bu gezegende; cinler ve cin-şeytanlarla birlikte yaşıyoruz. İnsanoğlu, 3 boyutlu; zaman boyutuyla 4 boyutlu iken, cinler, bir üst boyutludur. Üst boyuttakiler, kendilerinden alt boyutta olanları görür ve alt boyut formuna geçebilirler. Ancak alt boyuttakiler, üst boyuttakileri göremezler ve üst boyuta kesinlikle geçemezler. Sonsuz Boyutlu olan Allah, her şeyi, bir şeymiş gibi görür ve kuşatır, ancak O’nu, yaratılmış hiç bir varlık, ne görebilir ne de kuşatabilir. Cinlerin Özellikleri

Yaratılmış hiçbir varlık, ne kendisine ne de kendisinden alt boyuttaki bir varlığa boyut atlatamaz, ancak Allah’ın dilemesi ve emri müstesna. Boyut atlamanın veya düşmenin ne demek olduğunu en iyi cin-İblis bilir. Allah’a olan köleliği ile”Başmelekler boyutu”na çıkarılmışken, itaatsizliği ile tekrar “cin boyutu”na düşürülmüştür. “Melekler”in de, gerektiğinde alt boyut varlıklarından birinin formuna girdiklerini Kur’an’dan bilmekteyiz:

“…O’na(Meryem’e), Ruhumuz’u(Cebrail’i) gönderdik, (Cebrail), düzgün bir beşer olarak göründü.” [MERYEM(19)/17] Cinlerin özellikleri

Melekler, ancak Allah’ın emri ile hareket ederler. Meleklerin, önce İbrahim’e, sonra da Lut’a “insan formu”nda gittiklerini biliyoruz.

Cin-şeytanlar da, bu yeteneklerini kullanarak, bizim görebileceğimiz formlara bürünebilirler. Biz onları göremediğimiz için de kendilerini “melek” olarak pazarlayabilirler. Çünkü onların en temel karakterleri, yalancı ve oyuncu olmalarıdır. Hatta bu yalancılık karakteri, cinlerin adeta bir vasfıdır.

Burada, Allah’ın koyduğu yasalar işlemektedir. Cin-şeytanlar, boyut değiştirme kabiliyetleri kendi insiyatiflerinde olsa, istediği zaman birisinin formuna girer, onun yerine işler yapar veya istediği birine hayaller gösterirdi.Cin-şeytanların böyle keyfi yetkileri olamaz. Ancak kişinin sapkınlığı, şeytani vahye açık olması, Allah’a sığınmak yerine cin-şeytanlara sığınması, onlardan korkması yahut onları çağırması-reddetmemesi gibi olumsuz tavırları, bu ilişkilerde belirleyici olmaktadır. Elbette cin-şeytanlar kafirlerin ve zalimlerin dostudur. Onlara vahyeder; tahrik eder ve hatta zafer vadedebilir. Ancak “zafer, Allah’ın ve O’nun kölesi olan müminler”indir. “Bedir savaşı”nda, Süraka kılığında, kafirleri galeyana getiren İblis,”melekler ordusu”nu gördüğünde, tabana kuvvet kaçmıştır: Cinlerin Özellikleri

“…ben sizden uzağım, sizin görmediklerinizi görüyorum ve şüphesiz ben Allah’tan korkuyorum…” [ENFAL(8)/48)]

[ENFAL(8)/30]’de; “kafirler, seni tutuklamak, öldürmek yahut çıkarmak istiyor ve tuzak kuruyorlar, Allah da tuzak kuruyor” ifadeleriyle, Peygamberimiz’e kurulmak istenen tuzak haber verilmektedir. Peygamberimiz (s.a.v)’in hicret edeceği günün gecesinde; onu hapsetmek, öldürmek veya çıkarmakla ilgili Kureyş ileri gelenlerinin toplantısına; cin-İblis, “Necid’li bir ihtiyar” kılığında katılmıştır. Ve şöyle demiştir: “O’nu, kabilelerin ortak temsilcileri eliyle; kanı-sorumluluğu dağıtarak öldürün!”

Ayrıca cinlerin, biyolojik yapılarının, insanlara göre daha zayıf ve sıvı ihtiyaçlarının daha fazla olduğu; bu durumun “madde-enerji dönüşümü”nü kolaylaştırdığı anlaşılmaktadır. İnsanlık tarihi boyunca ve günümüzdeki gözlemlere ve İslamkaynaklarındaki bilgilere dayanarak; bir cin tasvirini şöyle yapabiliriz: Cinlerin Özellikleri

“Kavimlerine göre boyları değişse de, genelde kısa boylu, oldukça zayıf; adeta iskelet gibi, tüysüz, sürüngen derili, vücuda oranla büyük kafalı ve iri gözlü insan benzeri bir varlık…”

Her şeyi yaratan Sonsuz Yüce olan Allah, yarattığı her şeyi de takdir eden, yasalara bağlayan, sınırlarını çizendir. Yarattığı hiç bir şey, kendi yaratılış sınırlarının dışına çıkamaz, yaratılışını değiştiremez. Her ne oluyorsa, Allah’ın yaratması ve izniyledir.

Cinler, ya “kendi formu”nda, ya “insan-hayvan gibi alt form”da, ya da bir “enerji-ışın formu”nda bulunabilirler. Ve maddeyi, enerjiye; enerjiyi, maddeye dönüştürebilirler. Madde- enerji dönüştürmelerinin bir kanıtı; kendilerinin, “maddi bir biyolojik yapıları” olmasına rağmen, görünmez “enerji boyutu”na ve geriye dönüşmeleridir. Madde-enerji dönüşümünün bir başka kanıtı ise aşağıdaki ayettir:

(Süleyman) dedi ki: Cinlerin Özellikleri

“Ey ileri gelenler, sizden hanginiz, o (Belkıs), bana teslim olmuş olarak gelmeden önce, onun(Belkıs’ın) ‘taht’ını bana getirecektir?”
Cinlerden bir ifrit, dedi ki: “Sen makamından kalkmadan önce, ben onu, sana getiririm. Muhakkak ben, (bu işte), kuvvetli ve eminim.” [NEML(27)/38-39]

İfrit, Süleyman Peygamber’in emrindeki cinlerdendir. Ayette geçen konu, “Sebe Melikesi Belkıs’ın tahtı”nın getirilmesidir. İfrit, Süleyman Peygamber daha oturduğu yerden kalkmadan bu işi yapabileceğini ifade etmektedir. Başka bir ülkeden ve muhafızlarla korunan bir yerden “cin-İfrit”in, “taht”ı getirebilme potansiyeline sahip olmasının anlamı açıktır. Bu, cinlerin, madde-enerji arasındaki dönüşümü sağlama yeteneklerinden ileri gelmektedir. Bugün, bilimin peşinde olduğu madde- enerji dönüşümüyle; “madde”nin bir yerden bir yere taşınması; cinler tarafından, Allah’ın onlara yaratılıştan verdiği bir potansiyelle başarılabilmektedir. Cinlerin özellikleri

Cinlerin Hızları

Cinler ve insanlar, kendi boyutlarına hapsedilmişlerdir. Zamanda ne geri ne de ileri gidemezler. Zamanda geri gitmeleri için ışık hızından, daha hızlı olmaları gerekir. Bu ise ancak “melekler”e has bir hız ve özelliktir. Sonsuz Yüce Allah’ın hızı ise “sonsuz”dur. O, “zaman”ı, bir boyut olarak yaratmış, yaratılmışları o zaman boyutuna bağlamıştır. Allah’ın üzerinden zaman geçmez, O, zamana haşa tabi değildir. Onun içindir ki O, ezeli ve ebedidir. O, her an her yerdedir. O’nun için her şey, bir şey gibidir.

Tabi ki yaratılmışların, boyut farklılığı; dolayısıyla hızları ve buna bağlı yaşam süreleri farklıdır. Boyut arttıkça hız artar ve buna bağlı olarak ömür uzar. Cinler ve insanlar, “ışık hızı”na mahkum edilmiştir. Bu bizim evrenimizin hapsedildiği”üst sınır hız”dır. Bunu ne insanlar, ne cinler aşamazlar. Bu evrenin sınırlarından aşıp gidemezler: Cinlerin Özellikleri

“Oysa biz, duymak(kulak hırsızlığı yapmak için), (Göğün) oturma yerlerinde otururduk. Ancak şimdi, kim dinleyecek olursa, onu gözleyen bir ‘ışın topu’ bulur.” [CİN(72)/9]

“Ey cin ve insan toplulukları, eğer göklerin ve Arz’ın sınırlarından, nüfuz etmeye(aşıp-geçmeye) güç yetirebilirseniz, yapın! Nüfuz edemezsiniz, ancak bir ‘sultan'(üstün bir güç) müstesna.” [RAHMAN(55)/33]

Cinler, “ışık hızı”na yakın bir hızla hareket edebildikleri için; bizim şimdilik gitmekte zorlandığımız gezegen veya galaksilere rahatlıkla gidebilmektedirler. Evrenimizin sınırlarına yaklaştıkları, Kur’an ayetlerinden anlaşılmaktadır. Ayette geçen “(Göğ’ün) oturma yerleri”, birinci semanın(Göğ’ün) sınırlarıdır. Ancak cinlerin, mevcut hızla bunu başarmaları mümkün değildir. Bu durumun izahı ancak şöyle yapılabilir:

“Genel Görelilik Teorisi”ne göre, ”kurt deliği” adı verilen “karadelik merkezi”nin, uzay-zamana bir köprü-tünel olma olasılığı, söz konusudur. Kuramsal olarak, bu yolların, kestirme yollar olduğu öngörülüyor. İnsanoğlu, karadelikler-kurtdelikleri ile zaman bakımından kestirme yolculuk yapabileceğini, bilimsel olarak mümkün görmektedir. Kanaatimizcecinler, bu potansiyeli kullanarak, birinci Sema’nın(Göğ’ün) sınırlarında, kulak hırsızlığı yapabilmektedirler.

Cinler Gaybı Bilmezler

Gayb, Allah’ın elindedir, başmelekler, peygamberler dahil göklerde ve Yer’de hiçbir kimse, gaybı bilemez. Ancak,Allah, peygamberleri aracılığıyla, insanları uyarmak için olacak olaylarla ilgili bilgiler vermiştir. Hesap günü, dalalette olanların konuşmaları, cehennemdekilerin yakarışları, yaklaşansaatte olacak olan olaylar, Deccal fitnesi v.s. bunlardan bazılarıdır. Cinlerin özellikleri

“Gaybın anahtarları, Allah’ın yanındadır, onu hiç kimse bilmez, ancak O bilir. Karada ve denizde olanların tümünü, O bilir. Bir yaprak düşmez ki, O bilir. Arz’ın karanlığındaki bir “habbe”(tanecik-çekirdek), yaş ve kuru ne varsa, hepsi apaçık bir Kitap’tadır.” [ENAM(6)/59]

“Ne zaman ki onun(Süleyman’ın) ölümünü takdir ettik. Onun ölümünü cinler anlamadı, ancak onun asasını yiyerek yere düşmesine sebep olan bir Arz canlısı(ağaç kurdu), onun ölümünü fark ettirdi. Şayet cinler, gaybı bilselerdi, aşağılayıcı bir azabta(Süleyman’ın emrinde) kalmazlardı.” [SEBE(34)/14]

Allah Resulü (s.a.v.), elçi olarak gönderilmeden önce cinlerin, “Birinci Sema”nın oturma yerlerinde, “melekler hiyerarşisi” arasında geçen bazı konuşmaları, kulak hırsızlığı yaparak dinlediklerini, Kur’an’dan muhkem şekilde biliyoruz. Peygamberimiz (s.a.v.), elçi olarak gönderildikten sonra bunu yapamadılar.

“(Cinler): ‘Doğrusu biz Göğü yokladık, ancak onu, ‘güçlü koruyucular’ ve ‘ışın topları’yla dolu bulduk.’ Cinlerin Özellikleri
“Oysa biz, duymak(kulak hırsızlığı yapmak için), (Göğün) oturma yerlerinde otururduk. Ancak şimdi, kim dinleyecek olursa, onu gözleyen bir ‘ışın topu’ bulur.”
”Biz anlamıyoruz, Yer’deki kimseler için şer mi isteniyor, yoksa onlara Rab’leri doğru yolu mu göstermek istiyor.” [CİN(72)/8-10]

Cinlerin, yaptıkları bu dinlemeler, kahin ve medyumlara yaptıkları fısıltılar, Resulullah (s.a.v.) tarafından şöyle açıklanıyor:
“Allah, Gök’teki ‘melekler’e bir şeyin infaz edilmesini emrettiği zaman, düz bir taş üstünde hareket ettirilen zincir sesi gibi heybetli olan bu ilâhî buyruğa (korku içinde) tam mânasıyla itaat etmek için melekler, kanatlarını birbirine vururlar. Kalblerinden bu korku gidince de bunlar; Cebrail, Mîkâîl gibi mukarrebin meleklere: Rabb’iniz ne söyledi? diye sorarlar. ‘Mukarrebin melekler’i: ‘Allah, hak söz söyledi’, diye Allah’ın emir ve hükmünü bildirirler.Allah yüce ve büyüktür, derler. İşte bu suretle kulak hırsızı ‘şeytânlar’; Allah’ın verdiği emir ve hükümleri işitirler. Bu esnada kulak hırsızı o ‘şeytânlar’ (yerden Göğe kadar) birbirlerinin üstünde (zincirleme) sıralanmış (kulak hırsızlığına hazırlanmış)lardır. Bu durumda iken en üstteki ‘şeytan’, ‘melekler’ arasında cereyan eden konuşmayı işitir ve bu sözleri, altındaki ‘şeytan’a hemen aktarır. Bazen üstteki ‘şeytan’, işittiği haberi altındakine ve o da kâhin veya sâhirin diline atmadan önce bir ateş topu, üstteki ‘şeytan’a erişir (ve onu yakar). Bazen de haberi alttakine ulaştırıncaya kadar ateş ona ulaşmaz. Nihayet kendisine haber ulaşan kâhin veya sihirbaz, o habere, yüz yalan katıp (sağa sola) söyler. Neticede Gök’ten işitilmiş olan sözün(doğru olan kısmı) gerçekleşir. (Kâhin veya sâhir bunu istismar eder ve ettirir).” (İbn-i Mace) Cinlerin özellikleri

Cinlerin yaptığı kulak hırsızlıkları, haşa Allah’a rağmen, izin vermediği bir bilginin ele geçirilmesi veya olacak bir olayın engellenmesi, değiştirilmesi değildir. Allah’ın izni olmasaydı bunu da yapamazlardı.

Cinler de Kavimlerden Oluşur: Toplum Halinde Yaşarlar

Cinler, aynı insanlar gibi evlenirler, çoğalırlar, yaşlanırlar ve ölürler. Toplum yaşantıları ve soy bağları vardır. Onlar da çeşitli kavimlerden oluşmuş toplumlar-fırkalar halinde yaşarlar. Dünya yaşamı, onlar içinde bir sınav yeridir. Onlar da çeşitli fırkalara-tarikatlara(yollara) ayrılmıştır. Allah’a, layıkı vechiyle köle olmayı başaranlar, cennete girmeye hak kazanırlar. Sonsuz Yüce Allah’a şirk koşanlar ve İblis’e köle olarak şeytanlaşanlar, cehennem azabını hak ederler. Cinlerin Özellikleri

“O zaman ki; cinlerden Kur’an dinlemek isteyen bir topluluğu sana yöneltmiştik. Orada hazır oldukları zaman dediler ki: ‘Susun!(Dinleyin!)’ Kur’an’ı dinledikten sonra oraya, kavimlerini uyarıcı olmak için döndüler.” [AHKAF(46)/29]

“Biz, onlara yakınlar(cin-şeytanlar) hazırladık. Onlar(cin-şeytanlar), onların önlerinde ve arkalarında olanları güzel gösterirler. Onlardan önce geçmiş olan ümmetler içindeki insan ve cinler gibi, onlara da söz(azap) hak oldu. Muhakkak onlar hüsrana uğrayanlardır…” [FUSSİLET(41)/25]

Bunlar(hakkı örtenler) üzerine, onlardan önce yaşamış olan insan ve cin toplumlarına olduğu gibi söz(azap) hak olmuştur. Muhakkak böyle olanlar, hüsrana uğrayanlardır. [AHKAF(46)/18]

“Bizden(cinlerden) salih olanlar da var, bunun dışında olanlar da var. Bizler çeşitli yollara(fırkalara)bölünmüşüz.” [CİN(72)/11) Cinlerin özellikleri

Cinlerin Özellikleri ;

Cinlerin Özellikleri – Cinlerin özellikleri var mıdır?

Cinlerin Özellikleri – Cinlerin özellikleri arasında neler yer alır?

Cinlerin Özellikleri – Cinlerin özellikleri nelerdir?

Cinlerin Özellikleri – Cinler nasıl yaşar?

Cinlerin Özellikleri – Cinler nerede yaşar?

Cinlerin Özellikleri – Cinlerin yaradılış nasıldır?

Cinlerin özellikleri konusu ve Cinlerin özellikleri hakkında soru,sorun ve görüşleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz…

İlgili Yazılar

Leave a Comment