Home Genel Kaza ve Kader Ne Demek

Kaza ve Kader Ne Demek

by Zeynel Eroglu
0 comment

Kaza ve Kader ne Demek konusu ve Kaza ve Kader ne Demek  hakkında tüm bilgiler…

Kaza ve Kader Ne Demek ;İnsanlığın varoluşundan beri, hatta islamiyet’in doğuşundan beri insanların beynini meşgul eden en büyük bilmecedir Kaza ve Kader meselesi…

Bu konu hakkında sadece bizi ilgilendiren ve bilmemiz gereken kadarı, o kadar da uzun ve zor değildir.
Peygamber efendimiz, bazı meşhur hadislerinde kaza ve kadere imanı, imanın bir esası olarak açıklamıştır. Cebrail hadisi olarak bilinen bir hadis-i şerifte, Cebrail (a.s) bir insan şekline bürünerek, ashabı ile beraber oturmakta olan Resulullah’ın yanına gelmiş ve:
“İman nedir?” Diye sormuş, O da:           Kaza ve kader ne demek 
“Allah’a, meleklerine, ahiret gününe, hayır ve şerriyle kaza ve kaderin Allah’tan olduğuna inanmandır” cevabını vermiştir. (Müslim, İman, Ebu Davud, İbnu Mace)
Kader ve kaza, alıştığımız tabiri ile kaza ve kader aslında birbirinden ayrılmayan iki durumdur. Ancak, kaza ve kaderi anlatmadan önce bu meselenin temeli olan; İrade nedir? Küllî ve cüzî irade ne demektir? Bunları anlamamız gereklidir.      Kaza ve kader ne demek 
kaza-ve-kader-nedir
İRADE NEDİR? 
İnsanın iki tip fiili vardır; birisi kendi irade/istemesiyle yaptığı fiillerdir. Buna ihtiyarî (iradeli/isteyerek ve bilerek yapılan) fiiller denir. Bunlar kitap okumak, yazı yazmak, oturup kalkmak gibi işlerdir. Bu fiillerin karşılığında sevap almaya veya azap görmeye hak kazanırız. Diğeri ise, insanın irade/istemesinin dışında meydana gelen zarurî fiillerdir. Bunlara refleks hareketleri ve nefes alma gibi fiiller örnek gösterilebilir.
Bir davranışı yapabilme, tercih edip gerçekleştirebilme, yapılabilecek iki şeyden birini diğerinden ayırıp o şeyi gerçekleştirmeye irade denir.       Kaza ve kader ne demek 

İslam Alimlerince insanda bulunan irade, iki kısma ayrılmıştır:                Kaza ve kader ne demek 

Bunlar; Külli irade ve Cüzi irade’dir…

KÜLLİ İRADE NEDİR?
Bu irade, insanda mevcut olan bir yetenektir. Fiilen ortaya çıkmadığı veya bir şey ile fiilen ilgisi olmadığı müddetçe buna küllî irade denilir. Bu irade insanın bir işi yapmasına veya yapmamasına vasıtadır.
CÜZİ İRADE NEDİR?

Küllî iradenin/potansiyel, hareket edebilme ve yapabilme kabiliyetinin, bir işi yapmak için, o tarafa eğilmesi demektir.
İnsanlar kendi istek ve iradeleriyle bir şeyi yapmak veya yamamak gücündedirler. Bir işin, iki yönünden birini tercih edip seçebilirler. Sevaba veya azaba müstahak olmaları, belirli şeylerle mükellef yani sorumlu tutulmaları işte bu cüzî irade bir başka deyişle hür iradeleri sebebiyledir. İnsan hür bir iradeye yani cüzi iradeye sahiptir. Bu irade, onun fiillerinin meydana gelmesine tesir eder. Fakat fiillerin gerçek yaratıcısı Allahu Teâla’dır. Bu husus:
“Allah her şeyi yaratandır.” (Zümer Suresi 39/62.)
“Sizi ve yaptıklarınızı yaratan Allah’tır.”(Nisa Suresi 4/78.) gibi bir çok ayetle sabitlenmiştir.

Allahu Teâlâ, kullarının iradeli yani kasıtlı, hür fiillerini onların irade ve seçimlerine uygun olarak irade eder ve yaratır. Çünkü mutlak yaratan O’dur. İşte cüzi iradenin bu anlamda kavranması gerekir.                   Kaza ve kader ne demek 
KADER NEDİR?

Allahu Teâla tarafından, var olan her şeyin (bütün mahlûkatın) ve bütün olayların yaratılmadan önce ezelde, yanında korunmakta olan Levh-i Mahfuz adlı kitapta; durumları, nitelikleri, sebepleri, şartları ve zamanı gelince sahip olacakları güçleri, yetenekleri, yapıları, yerleri, zamanları ile birlikte belirlenmesi, düzenlenmesi ve yazılı olması demektir. İşte bu belirleme işine kader denilir. Takdir edilip belirlenen şeylere de, mukadder (takdir olunan) denilir.
KAZA NEDİR?

Allahu Teâla tarafından takdir edilen şeyin varlık yani madde âleminde ortaya çıkması; yaratılıp meydana gelmesi demektir.
Kader-kaza ilişkisi bu anlamda öncelik ve sonralık göstermektedir. Zira kader önce, kaza ise sonradır. Yani, önce bir varlık hakkında Allahu Teala’nın takdiri olur, dana sonra kazası gerçekleşir. Bu varlık/madde âleminde gerçekleşen her olay hem kader hem de kazadır. Şayet (Allah’ın bildiği bir hikmet sebebiyle) gerçekleşmedi ise bu kaderdir.
Bu iki tarifte geçen, her şeyin kaderinin Allah’ın ezeli ilminde olmasının anlamına gelince: İnsanların cüzî/kasıtlı, hür, serbest iradeleri ile yapmak istedikleri bir şeyi, Allah’ın (c.c), o kulun bu işi nerede, ne zaman, nasıl ve kiminle ve ne şekilde seçeceklerini bilmesi; bu bilgisine göre irade etmesi ve zamanı gelince de kulun tercihine göre yaratması demektir. Bu bizim, astronomi ilminin vasıtasıyla, gelecek sene Ramazan hilalinin, veya ay tutulmasının hangi tarihte olacağını bilmemiz ve zamanı gelince de o olaya şahit olmamıza benzemektedir.

KAZA VE KADERE İMAN ETMEK, İNANMAK NEDİR?
Kaza ve kadere inanmak demek, hayır ve şer iyi ve kötü, acı ve tatlı, canlı ve cansız, faydalı ve faydasız her ne varsa hepsinin Allah’ın bilmesi, dilemesi, kudreti, takdiri ve yaratması ile olduğuna, Allah’tan başka yaratıcı bulunmadığına inanmak demektir. Dünyada meydana gelmiş ve gelecek olan her şey, Allah’ın ilmi, dilemesi, takdiri  ve yaratması ile olur.

Yüce Allah, insanları hür iradeleriyle seçecekleri şeylerin nerede ve ne şekilde seçileceğini ezeli yani zamanla sınırlı olmayan mutlak ilmiyle bilir ve bu bilgisine göre diler, yine Allah bu dilemesine göre takdir buyurup  zamanı gelince kulun seçimi doğrultusunda yaratır. Bu durumda Allah’ın ilmi kulun seçimine bağlı olup, Allah’ın ezeli manada bir şeyi  bilmesinin, kulun irade  ve seçimi üzerinde zorlayıcı bir etkis yoktur. Aslında insanlar, Allah’ın kendileri hakkında sahip olduğu bilgiden habersizdirler ve pratik hayatta  bu bilginin etkisi altında kalmaksızın kendi iradeleriyle davranmaktadırlar. Yüce Allah bildiği için belli şeyleri yapmıyoruz. Bizim bu işleri yapacağımız, O’nun tarafından ezeli  ve ebedi ve mutlak anlamında bilinmektedir. Allah, kulu seçen ve seçtiklerinden sorumlu olan bir varlık olarak yaratmış, onu emir ve yasaklarla sorumlu ve yükümlü tutmuştur. Ayrıca Allah Teala kulun seçimine göre fiilin yaratılacağı  noktasında bir ilahi kanun da belirlemiştir.                Kaza ve kader ne demek 

KADERİ BAHANE ETMEK NEDİR?
Kaza ve kadere inanmak iman esaslarındandır. Ancak insanlar kaderi bahane edere kendilerini sorumluluktan kurtaramazlar. Bir insan “Allah böyle yazmış, alın yazım buymuş, bu şekilde takdir etmiş, ben ne yapayım?” diyerek günah işleyemeyeceği gibi, günah işledikten sonra da kendisini  suçsuz gösteremez, kaderi mazeret olarak ileri süremez. Çünkü bu fiiller, insanlar böyle tercih ettikleri için bu seçime uygun olarak Allah tarafından yaratılmışlardır. Ayrıca sır olan kaderin  içyüzü Allah ‘tan başkası tarafından bilinemez. O halde kader ve kazaya güvenip çalışmayı  bırakmak, olumlu sonucun sağlanması ya da olumsuz sonuçların önlenmesi için gerekli  sebeplere sarılmamak ve tedbirleri almamak, İslam’ın kader anlayışı ile bağdaşmaz. Allah her şeyi birtakım sebeplere bağlamıştır. İnsan bu sebepleri yerine getirirse Allah da o sebeplerin sonucunu yaratacaktır. Bu da bir İlahi kanundur ve kaderdir.

KUR’AN-I KERİM’DEN KAZA VE KADER İLE İLGİLİ AYETLER
Kadere iman farzdır. Bu husus Kur’an-ı kerim ve hadis-i şerifler ile bildirilmiştir. Allahü teâlâ, ezeli ilmiyle, insanların ve diğer mahlûkatın, ne zaman doğacağını, ne zaman öleceğini ve ne yapacaklarını bilir. İlahın her şeyi bilmesi, her şeye gücü yetmesi gerekir. Bilmeyen, gücü yetmeyen, muhtaç olan, ölebilen ilah olamaz. Allahü teâlâ, herkesin ne yapacağını bilir. Kur’an-ı kerimde mealen,

“Allah, onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir” buyuruluyor. (Bakara 255)                Kaza ve kader ne demek 

İnsanların başına gelecek olaylar, doğacakları, ölecekleri ve ne iş yapacakları gibi bütün bilgiler, levh-i mahfuz denilen bir kitaptadır. Bu kitaptaki bilgilere kader deniyor. Kader hakkında birçok âyet-i kerime vardır. Birkaçının meali şöyledir:

“Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır; onları O’ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O’nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır…” (En’am, 59)            Kaza ve kader ne demek 

“Yeryüzünde vuku bulan ve başınıza gelen bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta levh-i mahfuzda yazılmış” olmasın. Elbette bu, Allah’a kolaydır. (Hadid 22)              Kaza ve kader ne demek 

“Ölümü Allah’ın iznine bağlı olmayan hiç kimse yoktur.” (Al-i İmran145)

“Ölüm zamanını takdir eden ancak Allah’tır.” (Enam 2)

“Yaptıkları küçük büyük her şey, satır satır kitaplarda yazılmıştır.” (Kamer 52, 53)

“Her ümmetin bir eceli vardır, gelince ne bir an geri kalır, ne de bir an ileri gider.” (Araf 34)

“Biz, her şeyi kader ile bir ölçüye göre yarattık.” (Kamer 49)

“Allah her canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekânı bilir. Hepsi açık bir kitapta Levh-i Mahfuzda’dır.” (Hud 6)

“Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey, Ondan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de, apaçık kitaptadır.” (Sebe 3)

“Bir canlıya verilen ömür ve ömrünün azaltılması da mutlaka bir kitaptadır.” (Fatır 11)

PEYGAMBERİMİZDEN (S.A.V.) KAZA VE KADER İLE İLGİLİ HADİSLER
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:    Kaza ve kader ne demek 
“İman; Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, yani Cennete, Cehenneme, hesaba, mizana, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, ölüme, öldükten sonra dirilmeye, inanmaktır. Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Onun kulu ve resulü olduğuma şehadet etmektir.” (Buhari, Müslim, Nesai)

“Kadere inanmak, iman esaslarındandır.” (Ebu Davud, Tirmizi)

“Kadere inanmayan imanın gerçeğine erişmez.” (Nesai)

“Kaderi inkâr edenin İslam’dan nasibi yoktur.” (Buhari)

“Kadere iman etmek, tevhidin nizamıdır.” (Deylemi)

“Ahir zamanda şerli kimseler kader hakkında konuşur.” (Hâkim)

“Ahir zamanda kaderi inkâr edenler çıkacaktır.” (Tirmizi)

“Kaderi inkâr etmeyin. Hıristiyanlar kaderi inkâr eder.” (Cami-us-sagir)

“Ümmetim kaderi inkâr etmedikçe, dinde sabittir. Kaderi yalanlayınca helak olurlar.” (Taberani]

“Ahirette kaderi tekzib edene rahmet nazarı ile bakılmaz.” (İ. Adiy)

“Şu üç şeyden korkuyorum:                      Kaza ve kader ne demek 
1- Âlimin sürçmesi,
2- Münafıkların (Kur’an böyle diyor) diyerek tartışmaya girişmesi,
3- Kaderin inkâr edilmesi.” (Taberani)

“Kaderden bahsedilince dilinizi tutunuz!” (Taberani)

“Kaderi inkâr edene, bütün peygamberler lanet eder.” (Taberani)

“Kadere, hayra ve şerre iman etmedikçe, başa gelenin asla şaşmayacağına, başa gelmemesi mukadder olanın da asla gelmeyeceğine inanmadıkça, hiç kimse iman etmiş sayılmaz.” (Tirmizi)                     Kaza ve kader ne demek 

Kader konusunda bilinmesi  gereken bir başka husus da şudur:                 Kaza ve kader ne demek 

Kader, iç yüzünü ancak Allah’ın bilebileceği, mutlak ve kesin bir biçimde çözümlenmesi mümkün olmayan bir ilahi sırdır. Zaman ve mekan kavramlarıyla yoğrulmuş bulunan insan aklı, zaman ve mekan boyutlarının söz konusu olmadığı bir ilahi ilmi, irade ve kudreti kavrayabilme güç ve yeteneğinde değildir. Kader konusunu kesin biçimde çözmeye girişmek, insanın kapasitesini zorlaması ve imkansıza talip olması demektir.

  Kaza ve kader ne demek  ;
  Kaza ve kader ne demek  – Kaza ve kader ne demek?
  Kaza ve kader ne demek  – Kaza ve kader den koruna bilinir mi?
  Kaza ve kader ne demek  – Kaza ve kader den nasıl korunulur?
  Kaza ve kader ne demek  – Kaza ve kader ne anlama gelir?
  Kaza ve kader ne demek  – Kaza nedir?
  Kaza ve kader ne demek  – Kader nedir?
  Kaza ve kader ne demek  – Kaza ve kader gerçekleşir mi?

  Kaza ve kader ne demek  konusu ve Kaza ve kader ne demek hakkında soru,sorun ve görüşleriniz  için bizimle  iletişime geçebilirsiniz…

İlgili Yazılar

Leave a Comment